Bursa
Çok Bulutlu
12.3°
Politics Haber
Özgür Can
Özgür Can
[email protected]

18 Mart Çanakkale Zaferi: Bir Destan

2025.03.18 11:31 Son Güncellenme: 2025.03.18 11:31

Hava, kara, deniz ne zaferi diye tartışmaya durursan dur. Zaferdir bunun adı destandır.

Çanakkale'ye gidip, o siperleri, tabyaları gezerken;

Çoğu 15-16 yaşında şehit düşmüş "çocukların" mezarlarının arasında dolaştığınızda,

Askerlerin, keçilerin bile inmekte zorlanacağı, uçurum gibi bir tepeden, sadece süngüyle kendilerini ölümüne aşağı bıraktıklarını öğrendiğinizde,

Daracık siperlerin içinde bulabildikleri tek yiyeceğin üzüm hoşafı olduğunu bildiğinizde,

Üzerinden bir asır geçmiş olmasına rağmen hala gezdiğiniz yerlerde mermi kovanları bulduğunuzda,

Ağır yaralı halde kendisine getirilen oğlunun öleceğini bildiği için, iğneyi ona değil de yaşama şansı olan yaralı askere yapan doktorun acısını ve vatan sevgisini hissettiğinizde,

Seyit Onbaşı'nın, savaşın kaderini değiştiren insanüstü başarısına şahitlik eden yeri ve o topu gördüğünüzde,

Bir daha asla eskisi gibi hissedemezsiniz. Bugün ülkece geldiğimiz noktadan utanmakla, bu zaferi bize armağan eden, bizler için kanını döken her bir askere sonsuz bir minnet ve sevgi duymak arasında ölürsünüz.

Bu savaşta birçok Türk komutanın emeği vardır. Ancak savaşın şiddetini anlamak için ebedi başkomutanımız Mustafa Kemal Atatürk'ün tarihe geçen şu cümlesini hatırlamak gerekir: "Ben size taarruz emretmiyorum. Ölmeyi emrediyorum. Biz ölünceye kadar geçecek zaman içinde yerimize başka kuvvetler ve başka komutanlar geçebilir."

O kadar büyük bir zaferdir ki, Çanakkale Boğazı'nda seyreden gemiler, seyir defterine "Çanakkale geçildi" yazmaz; "Çanakkale çıkıldı!" yazar. Çünkü bu zaferle birlikte bütün dünya şunu öğrenmiştir: Çanakkale geçilmez!

Hakkınız ödenmez. Çanakkale Zaferi'nin 110. yıldönümü kutlu olsun!

*Churchill hatıralarında şöyle bahseder:
"Türkler öyle bir savunmaya girişmişlerdi ki, canlarını veriyorlar, ama vatan topraklarından bir karış yer bile vermiyorlar..."

Vatan savunmasında canını, kanını, malını her şeyini veren atalarımız, analarımız ve çocuklarımız. Öyle bir savaştı ki karşılıklı siperler arasındaki mesafe 8 metre, yani ölüm muhakkak. Birinci siperdeki askerlerimizin yerine ikinci siperdeki askerlerin hiç düşünmeden ölüme gittiği savaş. Hakkınızı nasıl ödeyebiliriz ki?

Rahmetle, saygıyla ve minnetle anıyorum. Ruhlarınız şad olsun. Türkleri tarihten silmek için gelip de Boğaz'ın serin sularına gömülenlerin günüdür aynı zamanda.

Bütün Çanakkale şehidi vatan evlatlarının ruhları şad olsun. Vatan size minnettardır. Ölüm kesindi, bunu biliyorlardı ve dönmediler. Ne desek boş, ne yapsak haklarını ödeyemeyiz. Allah mekanlarını cennet eylesin.

Bakmayın şimdi 18 Mart'ı ananlara, kutlayanlara, 2 tane banka reklamı yapıp vatandaşa faizi geçirenlere. Önceden en azından film çeker gibi reklam yapıyorlardı. Şimdi ona da gerek kalmamış, yapay zekaya video yaptırıyorlar. En azından o kadarı kabulümüzdü. Havada çarpışan mermiler, yazılmayan kahramanlıklar, ismi belli olmayan kahramanlar ki o kahramanlar elde yemek yok, ayakta pabuç yok, karnı aç, önce vatan dedi. Bu vatan size minnettar.